Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, TBMM'nin ev sahipliğinde İstanbul'da düzenlenen Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152'nci Genel Kurul Açılış Töreni'ne katıldı.
Açılış töreninde konuşan Kurtulmuş, bu toplantının PAB'ın yakın tarihindeki en yüksek katılımlı toplantılardan biri olduğunu belirtti. 155'e yakın ülkenin temsil edildiği, 80 Meclis Başkanı ve 800'e yakın milletvekilinin katıldığı toplantının, "umutları yeşertmek, barışı sağlamlaştırmak ve adaleti sağlamak" ana teması çerçevesinde verimli geçmesini temenni etti.
Kurtulmuş, eski dönemin geride kaldığını ve önlerinde yeni bir dönemin açılmakta olduğunu ifade etti. Bu yeni dönemin adalet ve vicdan üzerine mi, yoksa güçlünün güçsüzü ezdiği bir şekilde mi kurulacağına insanlığın karar vereceğini söyledi.
Konuşmasında Birleşmiş Milletler (BM) sistemini eleştiren Kurtulmuş, BM'nin son dönemdeki çatışmaları sonlandıramadığını ve güçlü ülkelerin yönlendirdiği bir kurum haline geldiğini savundu. 7 Ekim sonrasında Gazze Şeridi'nde devam eden ve soykırım boyutlarına varan İsrail saldırılarının hangi uluslararası kurum eliyle durdurulabileceğini sorguladı.
Kurtulmuş, 75 binden fazla insanın öldüğü ve bunun yüzde 70'ini kadın ve çocukların oluşturduğu bu süreçte, İsrail'in soykırımına kimin dur diyebileceğini sordu. Ayrıca, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan ve bölgeye yayılan savaşın nasıl durdurulacağına dair endişelerini dile getirdi.
Dünyadaki kurumların fonksiyon icra etmediğini ve çöktüğünü belirten Kurtulmuş, BM kurallarının sadece kağıt üzerinde kaldığını vurguladı. Uluslararası ilişkiler terminolojisinin de çöktüğünü kaydederek, küresel sistemin tam bir çürüme hali içinde olduğunu ve kurtulmak için olağanüstü çabalar gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, İsrail'in Filistinlilere karşı "apartheid" uygulamalarını sürdürdüğünü iddia etti. İsrail parlamentosunun mart ayında aldığı kararla Batı Şeria'daki Filistinlilere ölüm cezası getirildiğini hatırlatarak, bu uygulamanın açık bir ayrımcılık olduğunu savundu.
Dün Güney Afrika'ya uygulanan apartheid rejimi nedeniyle BM üyeliğinin askıya alındığı gibi, bugün de İsrail'in BM üyeliğinin mutlaka askıya alınması gerektiğini ifade etti. İstenirse eli kanlı rejimlerin durdurulabildiğini, Güney Afrika örneğini vererek anlattı.
Son üç yılda Lübnan, Filistin, Suriye, Yemen, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok bölge ülkesinin egemenlik haklarına saldırıldığını belirten Kurtulmuş, her ülkenin eşit hakka sahip olduğunu ve bunu sağlamanın insanlığın ortak görevi olduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, konuşmasını, yeni, adil ve hakkaniyetli bir küresel sistem kurmak için mücadele edeceklerini söyleyerek tamamladı. İnsanlığın geleceğinin, adil bir siyasal ve ekonomik mimariyi inşa etme kararlılığına bağlı olduğunu vurguladı.
Sizce uluslararası kurumlar mevcut krizleri çözmekte yeterli mi?
Açılış töreninde konuşan Kurtulmuş, bu toplantının PAB'ın yakın tarihindeki en yüksek katılımlı toplantılardan biri olduğunu belirtti. 155'e yakın ülkenin temsil edildiği, 80 Meclis Başkanı ve 800'e yakın milletvekilinin katıldığı toplantının, "umutları yeşertmek, barışı sağlamlaştırmak ve adaleti sağlamak" ana teması çerçevesinde verimli geçmesini temenni etti.
Kurtulmuş, eski dönemin geride kaldığını ve önlerinde yeni bir dönemin açılmakta olduğunu ifade etti. Bu yeni dönemin adalet ve vicdan üzerine mi, yoksa güçlünün güçsüzü ezdiği bir şekilde mi kurulacağına insanlığın karar vereceğini söyledi.
Konuşmasında Birleşmiş Milletler (BM) sistemini eleştiren Kurtulmuş, BM'nin son dönemdeki çatışmaları sonlandıramadığını ve güçlü ülkelerin yönlendirdiği bir kurum haline geldiğini savundu. 7 Ekim sonrasında Gazze Şeridi'nde devam eden ve soykırım boyutlarına varan İsrail saldırılarının hangi uluslararası kurum eliyle durdurulabileceğini sorguladı.
Kurtulmuş, 75 binden fazla insanın öldüğü ve bunun yüzde 70'ini kadın ve çocukların oluşturduğu bu süreçte, İsrail'in soykırımına kimin dur diyebileceğini sordu. Ayrıca, ABD ve İsrail'in İran'a saldırısıyla başlayan ve bölgeye yayılan savaşın nasıl durdurulacağına dair endişelerini dile getirdi.
Dünyadaki kurumların fonksiyon icra etmediğini ve çöktüğünü belirten Kurtulmuş, BM kurallarının sadece kağıt üzerinde kaldığını vurguladı. Uluslararası ilişkiler terminolojisinin de çöktüğünü kaydederek, küresel sistemin tam bir çürüme hali içinde olduğunu ve kurtulmak için olağanüstü çabalar gerektiğini söyledi.
Kurtulmuş, İsrail'in Filistinlilere karşı "apartheid" uygulamalarını sürdürdüğünü iddia etti. İsrail parlamentosunun mart ayında aldığı kararla Batı Şeria'daki Filistinlilere ölüm cezası getirildiğini hatırlatarak, bu uygulamanın açık bir ayrımcılık olduğunu savundu.
Dün Güney Afrika'ya uygulanan apartheid rejimi nedeniyle BM üyeliğinin askıya alındığı gibi, bugün de İsrail'in BM üyeliğinin mutlaka askıya alınması gerektiğini ifade etti. İstenirse eli kanlı rejimlerin durdurulabildiğini, Güney Afrika örneğini vererek anlattı.
Son üç yılda Lübnan, Filistin, Suriye, Yemen, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi birçok bölge ülkesinin egemenlik haklarına saldırıldığını belirten Kurtulmuş, her ülkenin eşit hakka sahip olduğunu ve bunu sağlamanın insanlığın ortak görevi olduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, konuşmasını, yeni, adil ve hakkaniyetli bir küresel sistem kurmak için mücadele edeceklerini söyleyerek tamamladı. İnsanlığın geleceğinin, adil bir siyasal ve ekonomik mimariyi inşa etme kararlılığına bağlı olduğunu vurguladı.
Sizce uluslararası kurumlar mevcut krizleri çözmekte yeterli mi?