| Kurtulmuş, insanların tepkisine rağmen 3 yıl içinde 75 binden fazla insanın öldürüldüğünü, bunların yüzde 70’ini kadın ve çocukların oluşturduğunu belirtti. Konuşmasında, “Acaba kim, hangi kurumu kullanarak İsrail’in bu soykırımına bir dur diyebilecektir?” ifadelerini kullandı. Ayrıca, Amerikan ve İsrail güçlerinin İran’a saldırısıyla başlayan ve bölgeye yayılan savaşın nasıl durdurulacağını sorguladı. Hangi uluslararası kuruluşun gücünün bu sonucu elde etmek için devreye girebileceğini sordu. Kurtulmuş, dünyada kurumlar olduğunu ancak bu kurumların artık fonksiyon icra etmediğini ve çökmüş durumda olduğunu savundu. Birleşmiş Milletler’in kuruluş felsefesini oluşturan kuralların sadece kağıt üzerinde kaldığını ifade etti. Kurumların çöküşüyle birlikte kuralların da çöktüğünü, uluslararası ilişkiler terminolojisinin neredeyse yerle bir olduğunu kaydetti. Küresel sistemin tam bir çürüme hali içinde olduğunu ve bu durumdan kurtulmak için olağanüstü çabalar gerektiğini söyledi. Bu çerçevede, uluslararası sistemin olumsuzlukları nasıl önleyebildiğine dair iki örnek vermek istediğini belirtti. Bunlardan ilki, 1974 yılında Güney Afrika’nın apartheid rejimi nedeniyle BM üyeliğinin askıya alınması oldu. Kurtulmuş, bugün aynı apartheid uygulamalarının Filistinlilere karşı İsrail tarafından uygulandığını iddia etti. İsrail’in sadece soykırım gerçekleştirmediğini, Mart ayında alınan bir kararla Batı Şeria’daki Filistinlilere ölüm cezası getirildiğini hatırlattı. Bir ülkede Filistinlilere karşı başka, İsraillilere karşı başka hukuk uygulanmasının apartheid olduğunu vurguladı. Dün Güney Afrika’ya uygulanan yaptırımın bugün İsrail için de uygulanması gerektiğini söyledi. İsrail’in BM üyeliğinin mutlaka askıya alınması ve apartheid rejiminin önlenmesi gerektiğinin altını çizdi. “Yani istenirse eli kanlı bir rejim durdurulabilirmiş” diyerek sözlerini tamamladı. Sizce uluslararası toplum, İsrail’e yönelik somut adımlar atmak için gereken iradeyi gösterebilecek mi? |
|