Kurtulmuş, buradaki konuşmasında Romanya'daki temaslarında verimli görüşmeler gerçekleştirdiğini belirterek, ziyaretinin Türkiye ile Romanya arasındaki ilişkilere olumlu yansıması temennisinde bulundu.
Bükreş Türk Şehitliği'ni ziyaret ederek Birinci Dünya Savaşı'ndaki şehitler için dualar okuduklarını bildiren Kurtulmuş, "Onların asırlardır yapmış oldukları bu büyük hizmetlerin bugün ülkemizin güçlü bir şekilde ayakta olmasına ne büyük katkılar sunduğunu hatırlamış olduk." diye konuştu.
Kurtulmuş, Romanya ile Türkiye arasında tarihi köklerin bulunduğunu vurguladı ve iki ülkenin tarihten gelen kültürel birlikteliğinin, Türk ve Tatar toplumunun "Evlad-ı Fatihan" olarak varlığının, iki ülke arasında tarihi bir köprü olarak bugün de çok sağlam bir şekilde durduğunu belirtti.
TBMM Başkanı, Romanya'daki Türk ve Tatar toplumunun Romanya'nın uyumlu ve fevkalade değerli bir azınlığını oluşturduğunu, bunun da müzakerelerinde ve temaslarında Rumen makamları tarafından takdir edildiğini gözlemlediklerini söyledi.
Kurtulmuş, dini ve etnik toleransın ortadan kalktığı bir dünyada, Türk ve Tatarların Romanya toplumunun eşit yurttaşları olarak azınlık statüsünde var olmasının ve giderek güçlenmesinin, Türkiye için sevindirici, Romanya için de önemli bir örnek olduğunu vurguladı.
Son yıllarda kültürel diplomasi noktasında Türk kurumlarının gösterdiği faaliyetlerden dolayı mutlu olduklarını belirten Kurtulmuş, Maarif Vakfı, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların ecdadın ayak izlerini takip ederek kurduğu irtibatın, bugün Türkiye'nin en önemli gücünü oluşturduğunu ifade etti.
"Dünyanın her yerinde Asya'da, Afrika'da ve birçok yerde bu kurumlarımız vasıtasıyla Türkiye'nin hem geçmişin izlerini takip ettiği hem bugüne ait çok sağlam dostluk köprüleri kurduğunu görüyor ve bundan fevkalade memnun oluyoruz." şeklinde konuştu.
Dünyanın zor bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, her gün haberlerde büyük türbülansların yer aldığını ve bunların endişeyle takip edildiğini belirtti.
Kurtulmuş, "İçinde bulunduğumuz coğrafyada, Türkiye olarak en temel meselemiz, önce sağlam bir şekilde yere basmak, istikrar içerisinde Türkiye'nin güçlenmesini sağlamak ve bölgemizde de barışı, istikrarı, sükuneti temin edebilmektir." dedi.
"Rusya ile Ukrayna savaşı"na işaret eden Kurtulmuş, bu savaşta bir an evvel barışın temini için her türlü güçlerini seferber ettiklerini aktardı. Üçüncü yılını geride bırakan İsrail'in Gazze'deki işgali ve soykırımının durdurulması için ilk andan itibaren mücadele ettiklerini vurguladı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Bu savaşta da Türkiye olarak temel öngörümüz, bir an evvel barışın sağlanmasıdır. Savaş çıkmadan evvel, Türkiye olarak barışın sağlanabilmesi için bütün gücümüzle taraflara telkinlerimizi ilettik." ifadelerini kullandı.
"Ancak ne yazık ki İsrail'in iteklemesiyle ABD, belki de ABD'deki siyonist lobilerin de tesiriyle böylesine büyük bir savaşın içerisine girdi." diyen Kurtulmuş, İsrail'in "Büyük İsrail'i kurmak istediğini" öne sürdü.
"Türkiye olarak oynanan oyunun farkındayız. Bu bölgedeki bütün çıkarlarını istikrarsızlık üzerinden elde etmeye çalışanların hangi kirli senaryoları oynamak için sırada beklediklerini de gayet iyi biliyoruz." şeklinde konuşan Kurtulmuş, "Dolayısıyla Türkiye olarak tarih boyunca olduğu gibi bu dönemde de barışın, istikrarın, huzurun ve insani değerlerin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz." dedi.
Kurdukları gönül köprüleriyle sadece barışı, istikrarı, güvenliği ve insani değerleri hedef alan vizyonuyla dünyanın her yerindeki halklarla irtibatı sürdürdüklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin Afrika'daki birçok ulusa da destek olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, "Maarif Koleji'ni sadece Evlad-ı Fatihan'ın olduğu yerlerde değil, dili, dini, kültürü bize benzemeyen Afrika ve Asya ülkelerinde açmış, orada halkın eğitim alması için gayret sarf etmiş olduklarını gören birisi olarak söylüyorum." ifadelerini kullandı.
"TİKA vasıtasıyla yerel anlamda kalkınma projelerinin nasıl desteklendiğini ve bu projeler eliyle de bölgesel olarak halkların durumunun nasıl iyileştirildiğini yerinde görmüş birisi olarak söylüyorum." diyen Kurtulmuş, bunların sadece Türkiye'nin övüncü değil, dünyaya armağan edilen bir bakış açısı olduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını cevapladı, görüşlerini dinledi.
Program öncesinde Bükreş Uluslararası Maarif Okullarını da ziyaret eden Kurtulmuş, sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti ve onlara hediyeler verdi.
Kurtulmuş, Türkiye Maarif Vakfı Romanya Temsilcisi Alparslan Ateş, okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya gelerek okuldaki eğitim çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Ziyarette, Türkiye-Romanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan ve Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan da yer aldı.
Sizce uluslararası ilişkilerde kültürel diplomasi ve gönül köprüleri ne kadar etkili bir araçtır?
Bükreş Türk Şehitliği'ni ziyaret ederek Birinci Dünya Savaşı'ndaki şehitler için dualar okuduklarını bildiren Kurtulmuş, "Onların asırlardır yapmış oldukları bu büyük hizmetlerin bugün ülkemizin güçlü bir şekilde ayakta olmasına ne büyük katkılar sunduğunu hatırlamış olduk." diye konuştu.
Kurtulmuş, Romanya ile Türkiye arasında tarihi köklerin bulunduğunu vurguladı ve iki ülkenin tarihten gelen kültürel birlikteliğinin, Türk ve Tatar toplumunun "Evlad-ı Fatihan" olarak varlığının, iki ülke arasında tarihi bir köprü olarak bugün de çok sağlam bir şekilde durduğunu belirtti.
TBMM Başkanı, Romanya'daki Türk ve Tatar toplumunun Romanya'nın uyumlu ve fevkalade değerli bir azınlığını oluşturduğunu, bunun da müzakerelerinde ve temaslarında Rumen makamları tarafından takdir edildiğini gözlemlediklerini söyledi.
Kurtulmuş, dini ve etnik toleransın ortadan kalktığı bir dünyada, Türk ve Tatarların Romanya toplumunun eşit yurttaşları olarak azınlık statüsünde var olmasının ve giderek güçlenmesinin, Türkiye için sevindirici, Romanya için de önemli bir örnek olduğunu vurguladı.
Son yıllarda kültürel diplomasi noktasında Türk kurumlarının gösterdiği faaliyetlerden dolayı mutlu olduklarını belirten Kurtulmuş, Maarif Vakfı, TİKA, Yunus Emre Enstitüsü gibi kurumların ecdadın ayak izlerini takip ederek kurduğu irtibatın, bugün Türkiye'nin en önemli gücünü oluşturduğunu ifade etti.
"Dünyanın her yerinde Asya'da, Afrika'da ve birçok yerde bu kurumlarımız vasıtasıyla Türkiye'nin hem geçmişin izlerini takip ettiği hem bugüne ait çok sağlam dostluk köprüleri kurduğunu görüyor ve bundan fevkalade memnun oluyoruz." şeklinde konuştu.
Dünyanın zor bir dönemden geçtiğine dikkati çeken Kurtulmuş, her gün haberlerde büyük türbülansların yer aldığını ve bunların endişeyle takip edildiğini belirtti.
Kurtulmuş, "İçinde bulunduğumuz coğrafyada, Türkiye olarak en temel meselemiz, önce sağlam bir şekilde yere basmak, istikrar içerisinde Türkiye'nin güçlenmesini sağlamak ve bölgemizde de barışı, istikrarı, sükuneti temin edebilmektir." dedi.
"Rusya ile Ukrayna savaşı"na işaret eden Kurtulmuş, bu savaşta bir an evvel barışın temini için her türlü güçlerini seferber ettiklerini aktardı. Üçüncü yılını geride bırakan İsrail'in Gazze'deki işgali ve soykırımının durdurulması için ilk andan itibaren mücadele ettiklerini vurguladı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kurtulmuş, "Bu savaşta da Türkiye olarak temel öngörümüz, bir an evvel barışın sağlanmasıdır. Savaş çıkmadan evvel, Türkiye olarak barışın sağlanabilmesi için bütün gücümüzle taraflara telkinlerimizi ilettik." ifadelerini kullandı.
"Ancak ne yazık ki İsrail'in iteklemesiyle ABD, belki de ABD'deki siyonist lobilerin de tesiriyle böylesine büyük bir savaşın içerisine girdi." diyen Kurtulmuş, İsrail'in "Büyük İsrail'i kurmak istediğini" öne sürdü.
"Türkiye olarak oynanan oyunun farkındayız. Bu bölgedeki bütün çıkarlarını istikrarsızlık üzerinden elde etmeye çalışanların hangi kirli senaryoları oynamak için sırada beklediklerini de gayet iyi biliyoruz." şeklinde konuşan Kurtulmuş, "Dolayısıyla Türkiye olarak tarih boyunca olduğu gibi bu dönemde de barışın, istikrarın, huzurun ve insani değerlerin yanında olduk, olmaya devam edeceğiz." dedi.
Kurdukları gönül köprüleriyle sadece barışı, istikrarı, güvenliği ve insani değerleri hedef alan vizyonuyla dünyanın her yerindeki halklarla irtibatı sürdürdüklerini belirten Kurtulmuş, Türkiye'nin Afrika'daki birçok ulusa da destek olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, "Maarif Koleji'ni sadece Evlad-ı Fatihan'ın olduğu yerlerde değil, dili, dini, kültürü bize benzemeyen Afrika ve Asya ülkelerinde açmış, orada halkın eğitim alması için gayret sarf etmiş olduklarını gören birisi olarak söylüyorum." ifadelerini kullandı.
"TİKA vasıtasıyla yerel anlamda kalkınma projelerinin nasıl desteklendiğini ve bu projeler eliyle de bölgesel olarak halkların durumunun nasıl iyileştirildiğini yerinde görmüş birisi olarak söylüyorum." diyen Kurtulmuş, bunların sadece Türkiye'nin övüncü değil, dünyaya armağan edilen bir bakış açısı olduğunu kaydetti.
Kurtulmuş, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını cevapladı, görüşlerini dinledi.
Program öncesinde Bükreş Uluslararası Maarif Okullarını da ziyaret eden Kurtulmuş, sınıfları gezerek öğrencilerle sohbet etti ve onlara hediyeler verdi.
Kurtulmuş, Türkiye Maarif Vakfı Romanya Temsilcisi Alparslan Ateş, okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya gelerek okuldaki eğitim çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Ziyarette, Türkiye-Romanya Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı AK Parti Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider, AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, CHP Ankara Milletvekili Deniz Demir, MHP Antalya Milletvekili Abdurrahman Başkan ve Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan da yer aldı.
Sizce uluslararası ilişkilerde kültürel diplomasi ve gönül köprüleri ne kadar etkili bir araçtır?