Trump'ın önerisi iki seçenekten oluşuyordu. İlk olarak, bu ülkelerin ABD’den yakıt satın alabileceğini, çünkü kendilerinde bol miktarda bulunduğunu belirtti. İkinci ve daha çarpıcı olan seçenek ise ülkelerin "gecikmiş cesaretlerini toplayıp" boğaza giderek kendi petrolünü almaları yönündeydi.
ABD Başkanı, mesajının devamında, "Artık kendi başınızın çaresine bakmayı öğrenmeniz gerekecek, ABD size yardım etmeyecek, tıpkı sizin de bize yardım etmediğiniz gibi" dedi. Trump, "İran fiilen darmadağın edildi. Zor kısım bitti. Gidin kendi petrolünüzü alın!" şeklinde konuşarak açıklamasını tamamladı.
Bu sözler, ABD'nin Hürmüz Boğazı açılmadan bölgeden çekilip çekilmeyeceği sorusunu yeniden gündeme getirdi. Wall Street Journal gazetesi, Trump'ın bu açıklamasından önce, başkanın danışmanlarına, boğaz kapalı kalsa bile İran Savaşı'nı sona erdirmek istediğini söylediğini öne sürmüştü.
Diğer yandan, İngiltere Başbakanı Keir Starmer da konuya dair net bir tutum açıkladı. Starmer, "Bu bizim savaşımız değil ve biz bu savaşa sürüklenmeyeceğiz" diyerek, ülkesinin İran ile yaşanan gerilime askeri olarak müdahil olmayacağını kesin bir dille ifade etti.
Donald Trump, daha sonra paylaştığı ikinci bir mesajla Fransa'ya da yüklendi. Trump, "Fransa, askeri mühimmat yüklü olan ve İsrail'e giden uçakların Fransız hava sahası üzerinden uçmasına izin vermedi" dedi. ABD Başkanı, Fransa'nın, 'İran kasabı' olarak nitelendirdiği konuda hiç destek vermediğini belirterek, "ABD bunu unutmayacak" şeklinde tepki gösterdi.
Sizce Trump'ın bu sert açıklamaları uluslararası ilişkilerde yeni bir gerilim dönemini mi başlatıyor?