TSMC, bu hafta başlarında gerçekleştirdiği kazanç çağrısında, 2026 yılı için sermaye harcamalarının 56 milyar dolara ulaşmasını beklediğini duyurdu. Bu dudak uçuklatan bütçe, yepyeni çip fabrikalarının inşasına ve üretimi artırmak için mevcut hatların güncellenmesine harcanacak. Yatırımın büyüklüğü, silikon talebinin ne boyutlara ulaştığının açık bir göstergesi.
Ancak TSMC yönetimi, harcanan bu inanılmaz paraya rağmen, teknoloji endüstrisinin her köşesini saran AI talebine tam olarak yetişemeyeceklerini açıkça kabul etti. GPU'lar, CPU'lar ve bellekler gibi ana bileşenlerden voltaj regülatörlerine, IC'lere ve kablolamaya kadar tüm donanım üretim zincirinde ciddi bir arz sıkıntısı yaşanıyor.
NVIDIA, AMD, Apple ve diğer devler silikon levha siparişlerini yenilemeye devam ederken, TSMC sadece 2026'da değil, 2027 yılına kadar da üretim kıtlığı beklediğini vurguladı. Bu durumu hafifletmek için şirket, dünya çapında yeni 3nm tesisleri kurmak için geniş çaplı bir plan yürütüyor.
TSMC Başkanı ve CEO'su C.C. Wei, Tayvan'daki mevcut 5nm (N5) üretim araçlarını 3nm (N3) kapasitesini destekleyecek şekilde dönüştürdüklerini açıkladı. Üretkenliği artırmak için N7, N5 ve N3 düğümleri arasında esnek kapasite kullanımına gittiklerini belirten Wei, kapasite sıkışıklığına rağmen müşteriler arasında ayrım yapmadıklarını da özellikle vurguladı.
TSMC'nin kapasite sınırlarına dayanması, pazarın diğer oyuncuları için önemli fırsatlar doğuruyor. Tedarikçiler, riskleri azaltmak için üretim planlarını çeşitlendirmeye başladı. Örneğin Tesla, yeni nesil AI çipleri için hem TSMC hem de Samsung ile çalışırken, kendi Terafab ortaklığı için Intel ile görüşüyor.
Intel'in 14A süreç teknolojisiyle büyük müşteriler kazanması beklenirken; Samsung ise foundry tarafında müşteri artışı görse de, asıl odak noktasını HBM ve LPDDR gibi yapay zeka devrimiyle uçuşa geçen bellek üretimine kaydırmış durumda.
Peki sizce, TSMC'nin devasa yatırımına rağmen AI çip krizinin 2027'ye kadar sürecek olması, önümüzdeki yıllarda yeni teknoloji ürünlerinin fiyatlarını ve bulunabilirliğini nasıl şekillendirecek?