Türkiye’nin havacılık tarihinde yeni bir dönemi başlatan bu gelişme, temel eğitimden başlayarak muharip pilotluğa kadar uzanan tüm eğitim zincirinin tamamen yerlileşmesini sağlayacak. Uzun yıllar boyunca temel eğitimde KT-1T, jet tekamül eğitiminde T-38M ve muharip uçuş eğitiminde F-16 platformlarını kullanan Türk Hava Kuvvetleri, bu araçlar için HAVELSAN tarafından geliştirilen yüksek sadakatli simülatörlerle üst düzey bir eğitim kalitesine ulaşmıştı. Yeni dönemde ise sadece simülatörler değil, eğitim platformlarının kendisi de Türkiye'nin mühendislik gücünü temsil edecek. Temel eğitimdeki KT-1T'nin yerini HÜRKUŞ alacak. Ekonomik ömrünü tamamlayan T-38M uçaklarının görevini ise Türkiye’nin ilk jet eğitim uçağı olan HÜRJET üstlenecek. Bu milli platformlarda yetişecek olan geleceğin pilotları, nihayetinde Türkiye’nin 5. nesil savaş uçağı KAAN'ın kokpitine oturacak. Daha önce yabancı platformların simülatörlerini üreten HAVELSAN, bu kez Türkiye'nin milli hava araçlarına dijital destek sağlayacak. Pilotlara yerdeyken gerçeğe çok yakın bir deneyim sunacak olan bu simülatörler, eğitimlerin hem güvenli hem de maliyet etkin bir şekilde yapılmasına imkan tanıyacak. HAVELSAN, bu kapsamda TUSAŞ tarafından tasarlanan, geliştirilen ve üretilen HÜRKUŞ, HÜRJET ve KAAN için en gelişmiş uçuş simülatörlerini hazırlıyor. Bu simülatörler sayesinde bir pilot, henüz gerçek bir uçağın kokpitine oturmadan, o uçağın tüm karakteristik özelliklerini ve acil durum prosedürlerini birebir tecrübe edebilecek. Hava araçları ve simülatör yazılımlarının milli olmasıyla birlikte, ambargo veya kısıtlama kaynaklı riskler de ortadan kalkacak. Eğitim süreçlerinde oluşan verilerin güvenliği sağlanacak ve tüm süreçlerdeki maliyetler ile operasyonel müdahale süreleri azalacak. Bu kapsamlı projeler, yerli ekosisteme kazandırdığı yetkinliklerle Türk savunma sanayisini daha da güçlendirecek. Sizce Türk savunma sanayisindeki bu yerli ve milli dönüşüm, bölgesel havacılık gücü dengesini nasıl etkiler? |
|