| Bildiride, Kudüs Eski Şehir ve şehirdeki ibadet yerlerine erişime yönelik güvenlik kısıtlamaları ile Eski Şehir’deki diğer ibadet yerlerine yönelik ayrımcı ve keyfi erişim sınırlamalarının, uluslararası insancıl hukuk ve tarihi statükoyu ihlal ettiği belirtildi. Sekiz ülkenin Dışişleri Bakanları, hukuka aykırı ve gayrimeşru olarak nitelendirdikleri bu tedbirler ile İsrail’in Mescid-i Aksa / Harem-i Şerif ve ibadet edenlere karşı sürdürdüğü provokatif eylemleri kesin bir şekilde reddettiklerini ve kınadıklarını açıkladı. Bakanlar, İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde veya şehrin İslami ve Hristiyan kutsal mekânları üzerinde herhangi bir egemenliğe sahip olmadığını özellikle vurguladı. Açıklamada, 144 dönümlük Mescid-i Aksa’nın tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğu teyit edildi. Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığı’na bağlı Kudüs Evkaf İdaresi’nin, Mescid-i Aksa'nın idaresi ve girişlerin düzenlenmesi konusunda münhasır yetkili merci olduğu da yinelendi. Bakanlar, işgalci güç İsrail’e, Mescid-i Aksa’nın kapılarını kapatmaya son vermesi, Kudüs Eski Şehir'e erişim kısıtlamalarını kaldırması ve Müslümanların camiye erişimini engellemekten kaçınması çağrısında bulundu. Son olarak, uluslararası toplum, Kudüs’teki kutsal mekânlara yönelik devam eden ihlalleri durdurmak ve İsrail’i bu uygulamalardan vazgeçirmek için kararlı bir tutum benimsemeye davet edildi. Sizce uluslararası toplumun bu konuda daha etkin bir rol oynaması için ne gibi adımlar atılabilir? |
|