Araştırmanın, günümüz otomotiv tüketicisini anlamak için önemli içgörüler sunduğunu belirten sektör yetkilisi Özlem Yanmaz, küresel otomotiv endüstrisinin en dönüştürücü dönemlerinden birinden geçtiğini ifade etti. Yanmaz, tüketicilerin giderek daha fazla "değer odaklı" hale geldiğini ve artan araç fiyatları nedeniyle erişilebilirliğin ön plana çıktığını vurguladı.
2026 araştırmasında beş temel eğilimin öne çıktığı bildirildi. Elektrikli araçlara yönelik küresel talebin bölgeler arasında farklılık gösterdiği, ancak hibrit araçlara olan ilginin arttığı kaydedildi. Ayrıca, marka sadakatinin zayıflamaya devam ettiği ve tüketicilerin bağlantılı özelliklere ilgi duyduğu ancak veri paylaşımı konusunda kaygılı olduğu belirtildi.
Türkiye'de tüketicilerin bir sonraki araç tercihlerinde içten yanmalı motor %53 ile ilk sırada yer alıyor. Hibrit elektrikli araçlar %18, plug-in hibrit %11 ve bataryalı elektrikli araçlar (BEV) ise %11 oranında tercih ediliyor. Bu dağılım, elektrifikasyona ilginin arttığını ancak kararın hala maliyet ve kullanım pratikliği gibi faktörler çerçevesinde şekillendiğini gösteriyor.
Tüketicinin elektrikli araç tercih etme motivasyonunda düşük yakıt maliyeti %55 ile ilk sırada geliyor. Bunu sırasıyla çevresel kaygılar (%35), sürüş deneyimi (%34) ve daha düşük bakım maliyeti (%33) takip ediyor.
Türkiye'de tamamen bataryalı elektrikli araçlara yönelik en önemli endişeler şarj süresi (%39) ve sürüş menzili (%39) olarak öne çıkıyor. Kamusal şarj altyapısının yetersizliği (%37), pil değişimi maliyeti (%35) ve pil teknolojisi kaynaklı güvenlik endişesi (%34) de diğer önemli başlıklar arasında yer alıyor.
Araştırmada, bir sonraki araç için öngörülen fiyat bandı da soruldu. Buna göre, Türkiye'de tüketicilerin %44'ü 1-2 milyon TL, %27'si 2-4 milyon TL, %17'si ise 1 milyon TL'nin altında bir fiyat aralığı belirtti.
Türkiye'de marka seçimini etkileyen en önemli faktör %54 ile ürün kalitesi olarak kaydedildi. Bunu araç özellikleri ve teknolojisi (%45), araç performansı (%41) ve fiyat (%39) izliyor. Satın alma öncesi bilgi kaynakları arasında ise bayi ziyareti %47 ile ilk sırada yer alıyor.
Araştırma, tüketicilerin bağlantılı araç hizmetleri için en çok güvenlik ve emniyet odaklı özelliklere ödeme yapmaya istekli olduğunu ortaya koydu. Türkiye'de yerel dillerde sesli komut desteği bir sonraki araçta %80 oranında önemli bulundu. OTA (kablosuz) yazılım güncellemeleri için ek ödemeye açık olanların oranı ise sınırlı kaldı.
Sizce Türkiye'de elektrikli araçların yaygınlaşmasının önündeki en büyük engel şarj altyapısı mı, yoksa yüksek fiyatlar mı?