🚀 Türkiye'ye İkinci Füze Atışının Anlamı ve İran'daki Belirsizlikler

📍 Önemli bir yetkiliyle yaptığımız görüşmede, İran'daki mevcut durumun nükleer anlaşma öncesindeki karmaşıklığını aştığı ve ülkenin tek bir merkezden yönetilmediği değerlendirmesi yapılmıştı. Bu değerlendirmeye göre, İran içindeki farklı güç odaklarının kendi ajandalarını takip ettiği ve bu durumun savaş gibi hassas süreçlerde ciddi tehlikeler barındırdığı vurgulanmıştı. Yetkili, kimin ne yaptığının belli olmamasının, muhatap olunacak kişinin netleşmemesinin ve atomize olmuş grupların nereye yöneleceğinin öngörülememesinin, savaş ortamlarında en çok korkulan senaryolardan biri olduğunu belirtmişti.

İran'dan Türkiye'ye ikinci kez füze atılması üzerine bu önemli değerlendirmeyi tekrar gündeme getirmek istedik. İlk füze, NATO imkanları kullanılarak havada imha edilmiş, ancak parçaları Gaziantep'teki boş bir araziye düşmüştü. Daha önceki benzer bir olayda ise füze yine NATO tarafından imha edilmiş ve parçaları Hatay'ın Dörtyol ilçesine düşmüştü.

Bu ikinci füzenin de Kürecik Üssü tarafından tespit edildiği bilgisi paylaşıldı. Füzelerin, İran'ın başkenti Tahran'ın yaklaşık 300 kilometre doğusundan fırlatıldığı belirtiliyor. Kürecik Üssü'ndeki radarların füzeyi tespit etmesinin ardından, durumun NATO Komuta ve Kontrol Sistemine bildirildiği, tüm bu işlemlerin ise saniyeler içerisinde gerçekleştiği aktarıldı. Füzenin, Türk hava sahasına giriş yapmadan etkisiz hale getirildiği ifade edildi.

Daha önceki dönemde Kürecik Üssü'nün kapatılması yönünde çeşitli eylemler yapılmıştı. Bu eylemleri gerçekleştirenlerin kimlerin çıkarına çalıştığının bir kez daha sorgulanması gerektiği ifade ediliyor.

İlk füzenin de hedefinin doğrudan Türkiye olduğu, Kıbrıs Rum Kesimi ya da başka bir yer olmadığına dair güçlü emareler bulunuyor. İlk füze saldırısının ardından Türkiye'nin, "Bir daha yaşanmasın" şeklinde net bir uyarıda bulunduğu ancak bu mesajın hedefine ulaşmadığı anlaşılıyor.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'nin (haberin orijinal metninde Pezeşkiyan olarak geçtiği görülüyor, ancak güncel bilgilerde Reisi olarak geçmektedir. Bu metinde orijinal metindeki isim korunmuştur) özür dilemesi, "Komşularımıza saldırmayacağız" yönündeki güvenceleri ve İran Dışişleri Bakanı'nın atılan füzeden haberi olmadığını belirtmesi gibi açıklamalara rağmen Türkiye'ye ikinci kez füze atılmasının ardında yatan anlamlar merak ediliyor.

Bu durum, İran içinde bir güç mücadelesinin yaşandığına işaret ediyor olabilir mi? Devrim Muhafızları'nın, Cumhurbaşkanı'nın talimatlarına uymadığını ve kendi politikalarını mı izlediğini göstermeye çalıştığı düşünülüyor. Alternatif bir senaryo olarak ise, Mossad'ın yalnızca İran istihbaratının içine değil, aynı zamanda ülkenin karar alma mekanizmalarına da sızmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

Bu tür olayların geçmişte de benzerlerinin yaşandığı belirtiliyor. FETÖ döneminde yaşanan Rus uçağının düşürülmesi ve Rusya'nın Ankara Büyükelçisi'nin öldürülmesi gibi olayların, Türkiye'yi Rusya ile bir savaşa sürüklemek amacıyla kurgulanmış operasyonlar olduğu hatırlatıldı. İran'ın da kendi içinde kontrol edemediği gruplar varsa, bu konuda dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Zira, İran'ın en güvenilir komşuları olan Türkiye ve Azerbaycan'a yönelik bir füze saldırısının en büyük zararı yine İran'ın kendisine vereceği, bu tür bir gelişmenin ise en çok İsrail'in işine yarayacağı ifade ediliyor.

Bu gelişmeler ışığında, İran'ın iç dinamikleri ve bölgesel etkileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

🚀 Anlık son dakika haberleri ve tartışmalar için Telegram kanalımıza katılın:
Bu bağlantı ziyaretçiler için gizlenmiştir. Görmek için lütfen giriş yapın veya üye olun.
 

Tema özelleştirme sistemi

Bu menüden forum temasının bazı alanlarını kendinize özel olarak düzenleye bilirsiniz.

Zevkine göre renk kombinasyonunu belirle

Tam ekran yada dar ekran

Temanızın gövde büyüklüğünü sevkiniz, ihtiyacınıza göre dar yada geniş olarak kulana bilirsiniz.

Geri