Yahu artık dayanamıyorum! Maç izlemeye oturuyoruz, tribünün o elektriğini, o kaosunu, o ham duyguyu arıyoruz. Ekranda ne görüyoruz? Yapay, plastik, bilgisayardan üretilmiş ses efektleri! Sanki bir video oyunu izliyoruz. Bu komedi mi arkadaş? Tribündeki organik çığlığın, küfrün, tezahüratın, o anlık patlayan sevincin veya öfkenin yanında, bu yapay sesler komik bir tiyatro oyunundan farksız.
Yapay Gürültü, Gerçek Sessizlik
Şu anlatayım: Top uzaklaşıyor, kaleci topu alıyor. Tribünde belki bir "oooh" sesi, belki bir �slık... Ama yayında? HA-DA-DA-DUUUM! diye bir Hollywood filmi efekti. Gol pozisyonu oluyor, top auta gidiyor. Tribünde zaten bir inilti var. Yayına ne ekliyorlar? VUUUJJJ! Sanki uzay gemisi geçiyor. Bu neyin kafası? İzleyiciyi aptal yerine mi koyuyorlar? Biz duyguyu gerçek seslerden almak istiyoruz, bilgisayar programcısının hayal gücünden değil.
Tribünün Ham Tınısı Asla Taklit Edilemez
Bir kere şunu anlamıyorlar: Tribünün sesi sadece gürültü değildir. O sesin içinde binlerce hikaye, binlerce farklı duygu vardır. Fenerbahçe'nin Şükrü Saraçoğlu'nda 90+5'te atılan golden sonraki o çığlık, Galatasaray'ın Ali Sami Yen'deki "Cimbom" nidaları, Beşiktaş'ın İnönü'deki "Çarşı" tezahüratı... Bunların hepsi organik. Planlanmaz, kurgulanmaz, anlık patlar. Yapay efektle, "şimdi burada gürültü olsun" diye eklenen ses asla onun yerini tutamaz. Tutmuyor da zaten! Sadece yayını izleyen insanla, sahada olan duygu arasına suni bir duvar örüyorlar.
Çözüm Basit: Mikrofonu Açın!
Çözüm çok basit aslında. Daha fazla mikrofon koyun stada! Tribünün farklı köşelerine, taraftar gruplarının önüne. O sesi olduğu gibi, filtresiz, efektsiz verin bize. İster küfür olsun, ister tezahürat. O ham gerçeklik izleyiciyi sahaya bağlar. Biz statta değilsek bile, o atmosferi evimize taşır. Ama yok, onun yerine hazır efekt kütüphanelerinden "Crowd Cheer 03.wav"i açıp yapıştırıyorlar. Akıl alır gibi değil!
Sonuç olarak, bu yapay ses işkencesi bitmeli. Biz taraftarız, duyguyu gerçekten yaşamak istiyoruz. Bu plastik tiyatro bize göre değil. Siz ne düşünüyorsunuz? Siz de rahatsız mısınız, yoksa "olsun fark etmez" mi diyorsunuz? Haksız mıyım?
Şu anlatayım: Top uzaklaşıyor, kaleci topu alıyor. Tribünde belki bir "oooh" sesi, belki bir �slık... Ama yayında? HA-DA-DA-DUUUM! diye bir Hollywood filmi efekti. Gol pozisyonu oluyor, top auta gidiyor. Tribünde zaten bir inilti var. Yayına ne ekliyorlar? VUUUJJJ! Sanki uzay gemisi geçiyor. Bu neyin kafası? İzleyiciyi aptal yerine mi koyuyorlar? Biz duyguyu gerçek seslerden almak istiyoruz, bilgisayar programcısının hayal gücünden değil.
Bir kere şunu anlamıyorlar: Tribünün sesi sadece gürültü değildir. O sesin içinde binlerce hikaye, binlerce farklı duygu vardır. Fenerbahçe'nin Şükrü Saraçoğlu'nda 90+5'te atılan golden sonraki o çığlık, Galatasaray'ın Ali Sami Yen'deki "Cimbom" nidaları, Beşiktaş'ın İnönü'deki "Çarşı" tezahüratı... Bunların hepsi organik. Planlanmaz, kurgulanmaz, anlık patlar. Yapay efektle, "şimdi burada gürültü olsun" diye eklenen ses asla onun yerini tutamaz. Tutmuyor da zaten! Sadece yayını izleyen insanla, sahada olan duygu arasına suni bir duvar örüyorlar.
Çözüm çok basit aslında. Daha fazla mikrofon koyun stada! Tribünün farklı köşelerine, taraftar gruplarının önüne. O sesi olduğu gibi, filtresiz, efektsiz verin bize. İster küfür olsun, ister tezahürat. O ham gerçeklik izleyiciyi sahaya bağlar. Biz statta değilsek bile, o atmosferi evimize taşır. Ama yok, onun yerine hazır efekt kütüphanelerinden "Crowd Cheer 03.wav"i açıp yapıştırıyorlar. Akıl alır gibi değil!
Sonuç olarak, bu yapay ses işkencesi bitmeli. Biz taraftarız, duyguyu gerçekten yaşamak istiyoruz. Bu plastik tiyatro bize göre değil. Siz ne düşünüyorsunuz? Siz de rahatsız mısınız, yoksa "olsun fark etmez" mi diyorsunuz? Haksız mıyım?